BİRKAÇ PARÇA
BİRKAÇ PARÇA
Bazı zamanlar şarkı bile dinlemek istemiyorum. İstemiyorum daha fazla kelime, daha fazla müzik ve daha fazlası. Bazı zamanlar şarkılar bile yoruyor; yoruluyorum. Kafamdakileri bir masaya bırakmak istiyorum ve yanlarına uzanmak öylece. Kafamdakileri masaya bırakmak ve tatmin etmek günümü; o anımı, zamanımı... Kafamdakiler bazen çok ağır, bazen yorucu ve dingin bazen de; ama bazı zamanlar müzik dinlemek bile öyle bir yük, öyle kahredici ve acıtıyor beynimi.
Bazı zamanlar insanları dinlemek istiyorum. Yan masayı dinlemek istiyorum bazı zamanlar; arkamdaki adım seslerini, o çocuğun anlattıklarını, o insanların susuşlarını, o tabağın yere düşüşünü dinlemek istiyorum. Bazı zamanlar bestelenmiş olanları değil, o günü dinlemek istiyorum; tramvayın sesini, kurgusal diyaloglarınızı, korkak adımlarınızı... Bazı zamanlar seni dinlemek istiyorum, ama adımların çoktan o caddede bitmiş; tükenmiş.
Kahve fincanının masadaki duruşunu izleyerek dakikalar geçirdim. Bazı insanların selam verişlerini izledim; gidişlerini izledim. İnsanların müzik dinlerken kıpırdanan kaslarını izledim; ellerine dokundum ve hissettim. Bazı insanların ellerini hissetmek öyle kolayken; çok uzaktı kimileri de. Öykülerimiz bir yazılmamış dedim; benim cümlelerimin onların kitabında yeri yoktu ve ben bilmiyordum ne demek istediklerini kurdukları o cümlelerle. Sonra çantamı toparladım, içine attım her ne varsa. Odama geçtim bıraktım yatağa; dinlendim. Sonra, kendimi dinledim; kurduğum cümlelere baktım ve kuramadıklarıma. Sonra, düşündüm ki hayatım sanki birşey için hazırlanmış, o şey için biriktirmişim her şeyi; ve onun için kaybetmişim. Sonra, duygularımın kayboluşunu izledim. İlk defa benden gidenler iyi hissettirdi, ilk defa üzülmedim gidişlere. Dinlemedim bir daha adım seslerini; ne gelişleri, ne de gidişleri.
Büşra ÇOBAN
Yorumlar
Yorum Gönder