YÜRÜYÜŞ YOLU
YÜRÜYÜŞ YOLU
Her seferinde tekrarlardım kırılgan bir kız sesiyle: "Ama burası çok karanlık,yaşamak için." Adımlarımı sıklaştırdıkça anlarım sandım. Bulutlara giden yollar kapalıydı,oradaydım. Ve her seferinde fısıldadım bir şeyler; eğilip kendi kulağıma. Ama dedim,buradayım. Bir kabusa uyanmak gibi bir şeydi hayatta olmak. Bir kabus kadar uzaktı bana, bir sayfa kadar yakındı oysa. Bir kaç bıçak darbesiyle indirdim acılarımı yarıya. Onlara sığındım,onlarda uyudum. Ve kafam her zaman düştü başka omuzlara,sonraki durak çok çabuk geldi; tüm bedenler yöneltti adımlarını çıkış kapısına,içerde kaldım. Ve o adımlar başka adımlarla birleşti kapının ardında. İçerde kaldım.
O insan değildim, o da. Benzemek korkuttu beni. Sığı gördüğüm yerden uzaklaştım, kendime gelirim sandım. Ne kadar yüzeydeyse gerçeklik, o kadar derindeydim. Mesafeler biriktirdim,insanları sayfaların arasında bıraktım. Bağdaş kurup oturdum onlarla bazen, bazen de aşık oldum onlara. Elimi kime uzatsam oydu,elimi kime uzatsam onun olduğu kadar vardım. Bazen karakterler eşlik etti kaldırımlarda,bazen denizin varlığı taşıdı beni yarına. Bazen deniz ordaydı;bazen deniz hep oradaydı. Kelimeler dinledim,şiirler yazdım. Denizlere çıkmayan sokaklara girmedim,şiirler yazdım ve en çok ona okudum.Ama hep oradaydım,biliyordum.
Bir masal ülkesi yaratmak ister çocuklar. Masallardan şiirler dizerler bazen,farkında değillerdir ama. Gerçek denen sahte at kapılarında beklerken; şiirler gömülür yastık altlarına. Kız çocukları masallar yaratmak ister her zaman,yetişkinlerin somut duvarları vardır. Kız çocukları yarına uyanmak istemez bazen,yetişkinlerin yastık altına sakladığı hayalleri vardır.Kız çocukları adımlarını uçurumlarda bitirir bazen,ama onları bekleyen abileri vardır.
Büşra ÇOBAN
Yorumlar
Yorum Gönder