EVİME TAŞIDIM KOKUNU


                                                                EVİME TAŞIDIM KOKUNU

  Saçlarının dokunduğu sokaklarda yürüdün, öyle acelen olmadan. Sen o sokaklarda yaşadın; vardın o sokaklarda. Dokunduğun tenler vardı. O yaşamlara değdin; kurdun çadırını orada. O insanlar vardı; bir masalın içinde kıyameti yaşar gibi. O insanlar vardı; kabul etmiş çaresizliği. O insanlar vardı; gördün onları ve dokundun onlara. O kadının parfümünü takip ettin. Seni hiçbir yere götürmeyen sokaklarda bulutları hayal ettin ve saklandın bir babanın kızına olan sevgisinde. O insanlara dokundun biraz; dokundun biraz da kendine ürkekliğiyle ellerinin.
  Hiç olmadığım kadar vardım yaşamda ve hiç ummadığım kadar içinde. Bir çok karakter varken o manzaranın önünde, bir tümsek buldum kendime. Cümlelerimin ulaştığı kadar varım dedim; adımlarımı attığım kadar bir de. Nereye gitsem, o kadar yakındım kendime. Nerde bulduysam kendimi, uzatmıştım elimi göğsüme. Dinlediğim müzikler vardı, ve çöp tenekeleri açılan evlere. Masalarını kuran insanlar vardı, hızlı adımlarla evine giden kadınlar vardı. Bir köpeğin yansımasıyla oynayan çocuklar... Birasını parmak uçlarıyla hissetmeyen adamlar... Parfüm kokularını takip ettim; bir hikaye çıkardım kendime; okudum tüm sakinliğimle.
  Kelimelere inandığım kadar neye inandım yaşamımda, bilmiyorum. Onlar kadar neyin arkasında durdum tüm güvenimle gerçekten bilmiyorum. Ne zaman başladım kelimeleri kaldırımlarla birleştirmeye; ne zaman insanlar kelimelerim oldu benim, bilmiyorum. Taşıdım saçımın dokunduğu o insanları evime. Oturttum bir koltuğa ve çizdim öylece. Çizdim o insanları, ve topladım hepsini göğsümde. Adımlarımı sürükledim birer birer, masal masal. Ne gördüysem, neye dokunduysam topladım göğsümde.


                                                    Büşra ÇOBAN
                                                                                                                   

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ASILI KALIR ÖYLECE

BURADA

BİRKAÇ PARÇA