YAN YANA
YAN YANA
Aynı koltukta yan yana, omuzlarımız biraz değerek birbirine, öylece oturuyorduk. Ellerimiz artık aramıyordu ötekini, ellerimiz unutmuştu ötekinin varlığını. Omuzlarımız bile rahatsızdı birbirinden. Orada olmanın somutluğunu hissetme korkusuyla kıpırdamıyorduk bile. Hareket edersem uzaklaşırım diyordum, hareket edersem orada gerçekten biri vardı; ve ben uzaktım. Ellerimizi bıraktık öyle, arkamızda bir masa uzanıyordu. Elim oradaydı sanki; o kadar uzaktaydı.
Kafamı göğsüne koyduğumda hissetmiştim artık kimsenin olmadığını. Kendi kalp sesimi bile duyamazken, ona o kadar yakındım. Ve aramızda kimse yoktu, ve sanki başka hiç kimse yoktu.Kafamı her göğsüne koyduğumda yansımamı da bıraktım ona. Bak dedim, benim dizim bu yüzden kanadı; bak kırıldım öyle paramparça. Kendimi her göğsüne bıraktığımda, ilk adımımı atıyordum sanki. Duyduğum o ritmi bir kutuda saklamak istedim. Saklarsam hep öyle kalırız, ve uzaklaşmayız sandım. O koltukta yan yana oturuyorduk. Göğsü umrumda değildi; kendimi, kalbimin var olduğunu bile unutmuştum.
Seni özlüyorum dediğini hatırlıyorum. Bu mümkün olamaz dedim, ben bile kendi varlığımı bir kenara bırakmışken bu mümkün olamaz. Cümlenin ağırlığı altında kalmaktan korktum. Başka bir varlığın benim benliğime duyduğu özlemden korktum. Bir battaniye bulsaydım eğer, saklanır altına ve oradan bakardım dünyaya. Onun varlığının benim varlığıma olan yakınlığından korktum. Kalbinin sesini ezberlemem zaman aldı. Ve tam gülüşüne evimi kurmak istediğim zamanda, merak etmiyorum dedim. Ve tam ellerini ellerime kenetlediği zamanda "merak etmiyorum." dedi.
Büşra ÇOBAN
Yorumlar
Yorum Gönder