İKİ ADIM BOŞLUK


                                                           
                                                           İKİ ADIM BOŞLUK

  Ne kadar dokunursak o kadar uzağız sanki yarına. Bir çocuk tutsaklığıyla hep saklayarak; korkarak biraz da bırakırız birşeyleri yarına. Bırakmazsak yarın olmaz çünkü;  korkarız bundan. Yarını planlamazsak, yarın olmaz deriz ama zaten yarın da hiç olmaz. Aynı günleri boyayarak yaşarız biraz. Aynı günleri binlerce insanla beraber, benzer duyguların içine gömülmüş bir şekilde yaşarız. Ne gideriz yaşamımızdan, kalırız ne de.
  Sana geldiğim gün çantamda ne vardı bilmiyorum, elimdeki kadehi yönetmekte zorlanan ellerim niye öyle gergindi bilmiyorum. Sana gelirken, ne düşündüm yol boyunca, hangi müzikleri dinledim hatırlamıyorum; yüzüne hangi hikayeyi oturttum, hangi paragrafı silmeye çalıştım; bilmiyorum. Yüzümdeki endişeyi saklamak için önümdeki insanların topuklarını izledim; biliyorum. İlgiyi üzerimde toplamaya çalışırken çok yoruldum; biliyorum. Ama sana gelirken hangi hikayeyi taşıdım çantamda, kendim diye neyi sundum sana; bilmiyorum. Sana niye gelmiştim bilmiyorum. Seni alıp hikayeme eklemiştim. Tüketmekten korkmuştum seni; balkonuma kondurduğum bir saksıydın sanki. Oradaydın ve büyüyordun, büyütüyordum seni kendi yüz çizgilerimle. Bir sabah balkonun kapısını açtığımda orada olmazsın diye korktum; hep korktum. Orada olmandan da korktum. Seni büyütmek için çok küçük hissettim kendimi; seni tüketmekten korktum.
  Onlarca insanla aynı yerlere çıkar adımlarımız. Aynı manzaranın önüne farklı marka biralarla oturur, aynı sorulara cevaplar bulmaya çalışırız. Çaprazımızdaki yaşam mücadelesinden haberimiz yoktur; ön yargılarımızı sereriz. Haklı sebeplerimiz vardır hepimizin. Yaptığımız tüm hatalar temellere dayanır.  Biz o temellere yaslanırız. Korkarız dokunmaktan, korkarız en çok temellerimizi yıkmaktan. Balkonumuz boştur biraz, ne yetiştirsek temellerimize dayanır. Yıkamayız temellerimizi; yaşayamayız onlarla da.


                                                     Büşra ÇOBAN

                                                                                                                             

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ASILI KALIR ÖYLECE

BURADA

BİRKAÇ PARÇA