DÜŞÜM
DÜŞÜM
Düşün, en son ne zaman düştün, o'nu düşün. Düşün, kimde bıraktın en kanayan yanlarını ve kimden ödünç aldın gölgeni? Düşün, kaç kere kaybettim dedin, kaç kere kovaladın hayallerini, unuttun kaç kere hayallerini. Düşün, en çok ne kırdı seni, en çok kim kanattı dizini? Düşün, ilk ne zaman azar yedin ve kaç kez daha? Düşün korkularından saklandığın günleri. Düşün, başını koyacak omuz ararken nasıl yalnız hisset kendini. Düşün, ne kadar zamandır birşeyleri sanarak yaşıyorsun. Düşün, ne kadar korkuyorsun karanlığa yürümekten ve ne kadar seviyorsun sakin akşamüstlerini. Düşün ve dokun kendine. Düşün ve bırak her şeyi. Bırak herşey aksın, aksın ve bulsun yolunu. Koşar adımlarla gitmene gerek yok, o tren kaçacak, o arkadaşın gidecek, o şarkılar biticek, o ilişkiler unutulacak, o yaralar kapanacak, o karlı havalar beklenecek ama bırak aksın herşey; izin ver gitmelerine.
Hayatımı doldurmanın yolunun koşturmaktan geçtiğini düşündüm. Adımlarım ne kadar hızlanırsa o kadar çok yakalarım diye düşündüm. Aslında yakaladım bir çok şeyi; trenleri yakaladım, insanları yakaladım, ilişkileri yakaladım ve bıraktım bir köşede; yeni şarkılar yakaladım bir öncekilerini anlamadan, şehirler gezdim kendimden onlarca kilometre uzak, bazı insanlara sarıldım başımı bile değdirmeden omuzlarına, bazı insanları dinledim kendime hiç eğilmeden. Adımlarım ne kadar hızlı olursa o kadar çok yakalarım sandım. Çok kez yakaladım ve kaybettim; kaybettiğim kadar biriktirdim: " seni istemiyorum, bu ilişkiyi istemiyorum, kafa karışıklığı istemiyorum, tam bu anda bu şarkıyı dinlemek istemiyorum, bu otobüse binmek istemiyorum, seni dinlemek istemiyorum, elini tutmak istemiyorum, beni kırmanı istemiyorum, seni seviyorum, seni çok seviyorum, çok korkuyorum,yanımda kalmanı istiyorum, omzunda dinlenmek istiyorum, seni anlıyorum" diyemediğim kadar birikmişim sanki, biriktirmişim. Düşünmediğim kadar birikmişim sanki, onlarca yere koşarken nasıl da dönüp dokunmadım kendime, onlarca yere silik parmak izleri bıraktım, onlarca kaldırımda adım sesleri, onlarca köprüde dirseklerim, onlarca ikilemlerim ve sonrası...
Büşra ÇOBAN
Yorumlar
Yorum Gönder