UYANDIM
UYANDIM
Hiçbir yere koyamadım kendimi, hiçbir oyunda yoktum sanki; fısıldamadım bile oyunlarda. Uyandığımı hayal ediyorum. Uyanmışım bir sabah ve herşey olabildiğine sakin; masam dün geceden kalma, ellerim sıcak, biraz karnım aç, mutluyum biraz da. Uyandığımı hayal ettim; olabildiğine yalnız ve huzurlu. Ayaklarım nereye giderse oraya kadar giderim; lavaboya mesela. Kendimi selamlama şeklim soğuk bir avuç dolusu sudur, sonrasını kahvaltım takip eder; ellerim sıcak bi fincanı kucaklar ve sonra tekrar fincanı. Güzel bi sabaha başlamam çok basittir; tüm basitlikleri severim, seni en çok bu yüzden sevdim.
Adımlarım kalabalığa yöneldiğinde biraz daha kaygılıyımdır; kabul görme duygusu, beğenilme biraz, endişelerim, geçmiş deneyimlerim... Odamdaki huzuru ilk adımla beraber bırakırım; bu yüzden gün boyunca odamı taşırım kafamda. Endişelerimin çok fazla olduğunu gördüm, üzerine düşündüğüm onlarca insan hayatımın neresinde diye düşündüm. Üzerine düşündüğüm onlarca insanın hayatımın hiçbir yerinde olmadığını anladım; kafamda odam için ayırdığım boşluğu hiçbiri doldurmadı; bu yüzden daha fazla çıkmıyor sokaklarım onlara ve beklemiyorum eskisi kadar. Bu yüzden, hayaller kurdum, bir sürü oyun... Bir tiyatro oyunun içindeymişim gibi hissettim; sahneden inene kadar sunmam gereken replikler var ve kendini kaptıran bazı insanlar karşımda. Bir tiyatro oyunun içindeyim, gülüyorum. İnmekten biraz korkuyorum; sahnenin keyfini çıkarmak istiyorum.
Büşra ÇOBAN
Yorumlar
Yorum Gönder