ÖYLECE BÜYÜYEN
ÖYLECE BÜYÜYEN
Kırıklarımı nasıl onaracağımı öğretmedin bana; nasıl toparlarım yarım bıraktıklarımı ve nasıl kapatırım defalarca, defalarca ve defalarca. Aynı acıların çocuklarıyız, aynı kırgınlıkları yaşadık, aynı yerlerden açıldı yaralarımız. Ben aynı yerlerden kapatamadım onları; sen de aynı yerlerden defalarca kanadın. Aynı acının çocuklarıydık; aynı yerlerden kanadık, kanattık birbirimizi. Ne zaman güçsüz hissetsem seni suçladım, kendimi suçladım, hep birilerini, bir şeyleri... Ama şimdi sen çıplaksın, ama şimdi yaraların ortada, ama şimdi senin de canın yanmış; sen de yanmışsın. Ben sadece geçmişim öyle, kendimi görmüşüm, elimdeki bıçağı görmüşüm, 6 yaşında iki kat kazağın ve atletin altına sakladığım karnımı görmüşüm, dokunmak istemişim o kız çocuğuna; bıçağı almak istemişim elinden, öyle bir hayatın içine gözlerini açmamış olmasını dilemişim. Ama büyümek istemiş seninle beraber, ama sen uzaklarda büyümüşsün; ben uzun süre büyümemişim, masal kahramanları büyütmüşüm. Korkmuşum; bilmediklerimden, yaşamadıklarımdan, elimdeki bıçaktan, bir bavula sığmaya hazır bekleyen kıyafetlerimden, kaçışlarımdan... Sonra bi anda çok büyümüşüm düşündüklerim sığmamış bavuluma, hayal ettiklerim... Hayal ettiklerimi somutlaştırmak istemişim, büyütmüşüm kendimi.
Bazen herkesin bi savaşın içinde olduğunu unutuyorum; kendimden uzağını göremiyor, kendimden uzağına dokunamıyorum. Bazen herkes bir figür; gelsinler ve sadece gitsinler istiyorum. Seni bir figür gibi köşeye itmek; sonra uzaklığından şikayet etmek, sen bana gelmeye çalıştıkça yaralarıma kapanmak... Başka hayatlarda bıraktığım çizikleri görmüyor, kapandıkça, suçladıkça suçluyorum. Kendini büyütmeye çalışan kız çocuğunu görmüyorum; içindeki kız çocuğunu görmüyorum. Neden baktığın her yer çok uzak, ve niye o yabancılara bürünmek istiyorsun? Seni daha çok bilmek isterdim. Daha çok sevilmiş olmak isterdim ve senin bana olan sevgini sorgulamamak... Seni kilometrelerce öteye bırakıp, mesafelerden şikayet etmemek isterdim ve merak etmek seni... Oradasın, bunu seviyorum. Yarım kalanları tamamlamak belki çok zor; çok yıpratıcı belki, öyle uzak. Ama oradasın; bunu seviyorum. Bazen yoruluyorum; tüm o açık yaralar bedenime batıyor, batıyor, kanatıyor ama uğraşıyorum. Masada ellerin var; görüyorum.
Büşra ÇOBAN
Yorumlar
Yorum Gönder